Hayat

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdırePosta

Bir zamanlar bir oğlu ve bir eşeği olan fakir bir karı-koca varmış.
İmkanlarını daha iyiye götürmek ve dünyayı tanımak için şehir-şehir
dolaşmaya karar vermişler ve küçük oğullarını eşeklerinin sırtına bindirip
yola koyulmuşlar. İlk geldikleri köyde insanların arkalarından “şu
terbiyesiz çocuğa da bakın! Kendisi eşeğin sırtında rahatça yolculuk
ederken, zavallı anne ve babası kan ter içinde yürüyorlar!” dediklerini
duymuşlar. Baba eşine dönmüş ve '' biricik oğlumuzun terbiyesizlikle
suçlanmasına izin veremeyiz, en yaşlı ben olduğuma göre eşeğe ben bineyim
siz ana-oğul yürüyün'' demiş. Ve böylece giderken başka bir köye
gelmişler. 2. Köyde ilerlerken insanların : “şu ahlaksız adama da bakin,
kendisi eşeğin sırtında seyahat ederken zavallı oğlu ve karısı yürümek
zorunda kalmış!” dediklerini duymuşlar. Ahlaksız biri olmayı kendine
yakıştırmak istemeyen baba karısını eşeğin sırtına bindirmiş ve baba-oğul
yanlarında yürürken 3. köye gelmişler. 3. köyde insanların arkalarından:
''zavallı yaşlı adam, hem bütün gün eşek gibi çalışıyor kendisini prenses
sanan karısı da hem kocasının hem de ufacık oğlunun yanında yürümesine
aldırmıyor. Herhalde çocuk da üvey evlattır ''dediklerini duymuşlar.
Bunun üzerine tüm aile eşeğin üstüne binmişler ve 4. köye ulaşmışlar.
4. köyde insanların: “şu canavar insanlara da bakın! Zavallı eşeğin belini
kıracaklar” dediklerini duymuşlar. Eşekten inip ucu de hayvanın yanında
yürüyerek 5. köye varmışlar. Bu kez duyduklarına inanamamışlar: Köylüler
gülerek: “şu üç salağa bakın, kendilerini taşıyacak bir eşekleri olduğu
halde yürüyerek yolculuk yapıyorlar!”

Sonuç: Genellikle insanlar eleştirmek için her zaman bir eksik bulacaktır ve kimse seni olduğun gibi kabul etmeyecektir. Onun için doğru bildiğin şekilde yaşa. Hayat ön provası yapılmamış bir tiyatro gösterisidir. Bu alkışı olmayan tiyatronun perdesi kapanmadan; gün, şarkı söyle, dans et ve aşık ol…
Hayatının her anını değerlendir. 

Charlie Chaplin


 

Her Şey Sende Gizli

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdırePosta

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 3
ZayıfEn iyi 

Yerin seni çektiği kadar ağırsın, 
Kanatların çırpındığı kadar hafif.. 

Kalbinin attığı kadar canlısın, 
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç... 

Sevdiklerin kadar iyisin,
Nefret ettiklerin kadar kötü.. 

Ne renk olursa olsun kaşın gözün, 
Karşındakinin gördüğüdür rengin.. 

Yaşadıklarını kar sayma: 
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa, 
Sevdiğin kadardır ömrün.. 

Gülebildiğin kadar mutlusun. 
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin 

Sakın bitti sanma her şeyi, 
Sevdiğin kadar sevileceksin. 

Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer 
Ve karşındakine değer verdiğin kadar inansın. 

Bir gün yalan söyleyeceksen eğer; 
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. 

Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret, 
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın. 

Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın, 
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. 

Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın 
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. 

Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin.. 
İşte budur hayat! 
İşte budur yaşamak, 

Bunu hatırladığın kadar yaşarsın 
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün 
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun 

Çiçek sulandığı kadar güzeldir, 
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli, 
Bebek ağladığı kadar bebektir. 
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin..

Bunu da öğren, 
Sevdiğin kadar sevilirsin... 

Can Yücel


   

Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdırePosta

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği

İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya

Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin

İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına

İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına

Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın

Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe,bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana 

Ataol Behramoğlu 


   

Hammallık

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdırePosta

Hamallık yaparken, iki nokta önemli: Yük ve yol...

Ancak sırtına aldığın yükle istenen mesafeyi aşabilirsen, ücret alabiliyorsun. Aksi olursa, sıkıntı çekiyorsun!

Bunu düşünüyordum. Yanımdaki hamalla yola çıktık. İhtiyardı. Kendinden büyük bir yük almıştı.
Benim sırtımda ise birkaç bavul vardı sadece, onunkinin çeyreği.. Diyordum ki içimden "Çok gitmeden kıvrılırsa titreyen bacakları, yuklenirim sırtındaki yükün yarısını!.."

Nitekim, çok geçmeden dedi ki: "Mola vakti. Gel biraz dinlenelim!''

"Ne molası'' dedim ona hayretle. ''Ben daha terlemedim!"
  
Sözüme aldırmadı. Durdu. Çöktü. Salarken yükünün ipini "Sen de dinlen hadi" dedi. Benim canım sıkılmıştı bu işe. Genç olduğumu, ondan kuvvetli olduğumu, bunun gibi bir bunakla yola çıkmamın ne büyük hata olduğunu düşünüyordum. İhtiyar, bir bacağını azıcık uzatmış halde sessizce dinleniyorken, ben huzursuz bir şekilde ayakta dolanıyordum. Bir saat kadar sonra yine durdu, oturdu, dinlendi.

Ben kızgınlıkla dolandım etrafında...
  
"Yükünü indirip sen de dinlen", demesine aldırmadım, ona daha çok kızdım. Sonra yine durdu. Bana da "dinlenmemi" söyledi yine ama dinlenmedim. Yarım saat sonra "dinlenelim mi" diye sordu, aksi aksi başımı salladım...
 
Kaçıncı molasıydı hatırlamıyorum, birden bire dizlerimin bağı çözüldü. Kafamın içinde uçuşan kara kara sinekler sustu, çöküp kaldım. Kayış kolumdan çıktı, sırtımdakı bavullar kaydı. Ne kadar zaman geçtiğini fark etmedim. Uyumuştum da uyandım mı, yoksa bayılmıştım da ayıldım mı anlamadım. Baktım kendi kocaman yükünün üzerine benim bavullarımı da bağlamıştı. Küçük tasına birazcık su koyup dudağıma dayadı, içtim. Sonra koluma girerek; "Hadi kalk, dedi. Bana yaslan. Ağır ağır gider ve bir süre sonra gene dinleniriz."
  
Dediğini yaptım. Omzundan güç aldım, ama asıl anlattıkları iyi geldi bana. 

"Ben yılların hamalıyım, dedi. Nice pehlivan yapılı adamlar gördüm. Çoğu, dinlenmek istemediklerinden yükleriyle birlikte kendilerini de toprağa serdi sonunda... Yolda gördüğümüz saçılmış kuru kemiklerin çoğu, anlattığım bu insanlara ait...
Halbuki bir yükü "taşımak" bizim işimiz, "altında ezilmek" değil!..

Unutma ki bir yük taşıdıkça ağırlaşır. Dinlenerek sen yükünü hafifletiyorsun!
Belki günün birinde hamallığın şekli değisir. Belki o günleri ben göremem.
  
Ama sen kavusursan o zamanlara, aman ha, kafanın içinde de sakin yük taşıma... Akşamları bırak ve hafifle... Sabah dinlenmiş olarak yeniden tekrar taşırsın yükünü.

Bizim işimiz, bugünü yarına taşımak, bugünün altında yok olmak değil.
Çünkü yarınlarda bizi bekleyenler var, taşıdıklarımızı bekleyenler var...

Kaynak: Bilinmiyor


   

Veda (İsmail Cem)

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdırePosta

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 

Çok ileri bir tarihte
Çok yaşlı olarak
Sessizce ayrılmalıyım
Kimseye pek gözükmeden
Ve kimseyi rahatsız etmeden.


Masamın üzerinde
Dünden kalan işler
Tamamlanmamış yazılar
Okunmayı bekleyen kitaplar
Ve anılar ve umutlar.


Filleri kuyruğundan çekerek
Tepeleri aşırtmaktı görevim
Günler bitti filler tükenmedi
Ben elimden geleni yaptım
Gerisini siz tamamlayın.


Boşa geçmedi hayatım
Daha fazlası olabilirdi ama
'Buna da şükür' demeliyim
İşte sevgili dostlar
Ben böyle veda etmeliyim.

İsmail Cem


   

Sayfa 1 > 3