When You Thought I Wasn't Looking
Written by a former child
Author Unknown
When you thought I wasn't looking, I saw you hang my first painting on the refrigerator and I immediately wanted to paint another one.
When you thought I wasn't looking I saw you feed a stray cat, and I learned that it was good to be kind to animals.
When you thought I wasn't looking, I saw you make my favorite cake for me and I learned that the little things can be the special things in life.
When you thought I wasn't looking, I saw you make a meal and take it to a friend who was sick, and I learned that we all have to help take care of each other.
When you thought I wasn't looking, I saw you give of your time and money to help people who had nothing and I learned that those who have something should give to those who don't.
When you thought I wasn't looking, I saw you take care of our house and everyone in it and I learned we have to take care of what we are given.
When you thought I wasn't looking, I saw how you handled your responsibilities, even when you didn't feel good and I learned that I would have to be responsible when I grow up.
When you thought I wasn't looking, I saw tears come from your eyes and I learned that sometimes things hurt, but it's alright to cry.
When you thought I wasn't looking, I saw that you cared and I wanted to be everything that I could be.
When you thought I wasn't looking, I learned most of life's lessons that I need to know to be a good and productive person when I grow up.
When you thought I wasn't looking, I looked at you and wanted to say, 'Thanks for all the things I saw when you thought I wasn't looking.'
Each of us (parent, grandparent, aunt, uncle, teacher or friend) influences the life of a child. How will you touch the life of someone today?
E-Koçluk
E-koçluk, bir konuda deneyim sahibi olan kişiler ile aynı konuda kendine bir yol çizmek isteyen kişiler ve gruplar arasında sanal ortamda bilgi akışını, deneyim paylaşımını sağlamak üzere kurulan bir bağdır.Bizim gibi üniversite öğrencileri, Güneydoğu Anadolu'da yaşayan lise öğrencilerine mesleki gelişimleri ve gelecek seçimleri konusunda yardımcı olabilirler. Koçluk kelimesinin önündeki "e" den de anlaşılacağı gibi bu koçluk hizmetini internet üzerinden veriyorsunuz, yani sanal sohbet odalarında koçluk yaptığınız kişiler ile sohbet ederek onlara yön göstermeye çalışıyorsunuz. Endüstri Mühendisliği'ni önerelim, övelim; meslektaşlarımız artsın
Bu proje dahilinde gerçekleştirilen e - koçluk,
Kariyer/meslek sahibi olmuş kişilerin, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yaşayan, 30 yaşın altında olan, ilkokul, ortaokul veya lise mezunları ile üniversite oğrencilerine,
Üniversite öğrencilerinin, Güneydoğu Anadolu'da öğrenim gören lise öğrencilerine
gelecek planlarını yapmaları konusunda verecekleri tavsiyeleri ve bilgi/deneyim paylaşımını içerir.
E - Koçluk yapacak kişinin, yılda en az 1 saatini (istekleri doğrultusunda birçok kez tekrarlanmak üzere), kendisine uygun olan tarih ve saatte, bu site üzerinden sanal ortamda açılacak e-sınıfta, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaşayan 3 gence ayırması; gördükleri eğitim (üniversite öğrencilerinden lise öğrencilerine) veya iş bilgi ve deneyimlerini (meslek sahibi kişilerden, mezunlara) aktarmaları beklenmektedir.
Proje hakkında ayrıntılı bilgi almak ve e-Koçluk yapmak istiyorsanız, www.ekocluk.org adresini ziyaret edebilirsiniz...
Bir süper bilgisayarın parçası olarak kanser araştırmalarına destek olmak...
Kullanıcılar evlerindeki bilgisayarları küresel bir ağ şebekesine bağlayarak, kanser araştırmaları için kurulan dev süperbilgisayarın bir parçası yapabilir.Her kullanıcı kendi bilgisayarının sabit diskindeki bir bölümü bilim projesine adıyor ve dünya çapında binlerce bilgisayarın gücü bütünleşerek dev bir süperbilgisayar yaratıyor. Daha önce uzay araştırmalarına odaklanan SETI@home projesiyle gündeme gelen bu yöntem, şimdi de kanser araştırmalarında kullanılıyor.
ABD’nin önde gelen araştırma kurumlarından University of Washington’un yürüttüğü Rosetta@home projesi, proteinlerle ilgili araştırmaları dünya çapında binlerce bilgisayara dağıtarak yapıyor. Proteinlerin nasıl çalıştığı, insan vücudunda ne gibi değişiklikler geçirdikleri kanser, HIV, Alzheimer ve benzeri zorlu hastalıklarla mücadelede önemli ipuçları veriyor.
Proje sorumlusu Dr. David Baker, moleküler biyolojideki uzun soluklu araştırmaların kanser gibi küresel hastalıkların tedavilerin önünü açacağını vurguluyor.
Kullanıcıların evden bilgisayarlarıyla katılabilecekleri Rosetta@home projesi de bunlardan biri. Dev ağ şebekesinde her bir kullanıcının bireysel bilgisayarının sabit diskindeki bir bölümde yapılan işlemler, internet üzerinden Seattle’daki ana bilgisayarda toplanıyor.
Rosetta@home projesine katılmak için http://boinc.bakerlab.org/rosetta adresine tıklayınız.
kaynak: ntvmsnbc.com
Ayrıca Milliyet yazarlarından Tuba Akyol'un konu ile ilgili yazdığı habere aşağıdaki adresten ulaşabilirsiniz.
http://www.milliyet.com.tr/2006/04/10/yazar/takyol.html
Toplum Gönüllüleri (TOG)
Toplum Gönüllüleri üniversiteler bünyesinde örgütlenerek sosyal sorumluluk projeleri üreten bir sivil toplum kuruluşu. Yaz döneminde birçok proje tamamlanıyormuş. Ama aynı anda devam eden birçok proje bulunuyor. Vakfın resmi sayfasından projelere göz atabilirsiniz.
Vakfın resmi sayfası: www.tog.org.tr
Gönüllü olmak için sayfada bulunan ilk adım başvuru formunu kullanabilirsiniz.
Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak bağışta bulunmak mümkün. Çeşitli bağış yöntemleri var yine. Kredi kartı ile, banka havalesi ile ve TOG sertifikaları satın alarak.
http://www.tog.org.tr/abs/templates/bos_sayfa.asp?articleid=46&zoneid=60
Ankara'da Toplum Gönüllüleri Bilkent, ODTÜ, Ankara, Hacettepe, Gazi, Çankaya ve Atılım Üniversitelerinde örgütlenmiş durumda. Atılım'daki örgütlenme en yeni örgütlenme ve henüz aktif olarak çalışmaya başlamamış. Bir de Ankara'da bu üniversite örgütlenmeleri dışında bir örgütlenme daha var, o da Ankara Yerel Koordinasyon Merkezi'nin sorumluluğunda yürüyen ve tüm Ankara üniversitelerinin temsilcilerini çatısı altında toplayan TOGAnkara örgütlenmesi.
Yukarıdaki yazı TOG Ankara Yerel Koordinasyon Sorumlusu Berivan Eliş'in gönderdiği bir epostadan alıntı. Kulüp olarak bir TOG projesinde hep birlikte yer almak istediğimizi iletmiştim kendisine. Yaz döneminde birçok projenin tamamlandığını ancak eğer biz istersek yaz döneminde bize bir oryantasyon eğitimi vererek birlikte proje geliştirebileceğimizi söyledi. Ancak yaz döneminde biz ne kadar bir araya gelebiliriz emin değilim. O yüzden Eylül ayına, TOG Gençlik Konseyi toplantılarına bu isteğimizi erteleyebiliriz. Aslında o toplantılara üniversitemizdeki TOG kulübü katılmalı ancak kim ne kadar ilgileniyor bilmiyorum. Öncelikle onlar ile iletişime geçip bu kulüp ile beraber çalışmalara katılabiliriz.
Aslında TOG kulübünün ilk kuruluşunda bize bu görev verilmişti, biz de bazı arkadaşlara bırakmıştık bu işi ama pek ilgilenen olmadı. Bir şekilde kulüp kurulmuş ama fazla bir etkinlikleri yok. Rektör yardımcımız ile her görüşmemizde bu kulüp ile ilgilenip etkinliğini arttırma yolunda yardımcı olmamız gerektiğini söylüyor. Bu isteği artık daha fazla ertelemeyelim ve önümüzdeki dönem bu kulübü etkin bir şekilde topluma yarar sağlayacak projeler gerçekleştiren bir kulüp haline getirelim.
--> Eylül ayında İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü'nde gerçekleştirilen TOG 8. Gençlik Konseyi'ne üniversitemizi temsilen ben katıldım. Konseyden birçok fikir ile geri döndüm. Üniversitemizin açıldığı ilk hafta da stand açarak gönüllü toplamaya ve kulübü tanıtmaya başladık. Artık toplumsal proje üretme zamanı... Konsey ile ilgili bir yazımı Günlük bölümünde bulabilirsiniz.
TOG sitesinden bazı alıntılar:
Toplumsal barış, dayanışma ve değişimin gençlerin öncülüğünde gerçekleşeceğine, bu değişimin yetişkinlerce desteklenerek güçleneceğine inanıyoruz.
Gençlerde sosyal sorumluluk konusunda farkındalık yaratan ve gençleri sosyal hizmet projeleri üretimine yönlendiren çalışmalarla misyonumuzu gerçekleştirmek istiyoruz.
Bu yolda, özgüven sahibi, duyarlı bir gençliğin gelişimine katkıda bulunmak istiyoruz.
Sadece eleştirmek değil, değiştirmek istiyoruz!
LÖSEV
Lösev, Ankara Merkezli bir vakıf. Sayfasından tarihçesini okumanızı, bugünlere nasıl gelindiğini okumanızı öneririm.Vakfın resmi sayfası: www.losev.org.tr
Lösemi nedir?
Çocukluk çağındaki kanser vakalarının %35'ini lösemiler oluşturur ve birinci sıradadır. Lösemi nedenleri henüz tam olarak aydınlatılmamıştır. Genetik yatkınlıklar, radyasyon, benzen ve türevleri (bali, vs.), böcek ilaçları gibi kimyasal maddeler, bazı kalıtsal hastalıklar ve bazı viral hastalıkların hep birlikte lösemiye neden oldukları çalışmalarla gösterilmiştir. Lösemi her yaşta görülmektedir. En sık çocukluk çağında 2-5 yaşlarında artmaktadır. 1 yaşın altında, 10 yaşın üstündeki yeni vakalarda tedaviye cevap azalmaktadır. Doğru tedavi ile %85 oranında iyileşme sağlanabiliyor.
Vakfın varoluş nedeni:
Lösemili çocukların tedavisi ve eğitimi. Çocuklara ve ailelerine maddi, manevi destek. Lösemi hastalığının tanıtılması ve toplumun bilinçlendirilmesi.
Nasıl destek olunur?
Banka havalesi ile maddi bağış, lösev logolu ürünlerden satın alarak, kan bağışında bulunarak, ayrıca birçok büyük mağazada bulunan kumparalardan ve gönüllü üye olarak. Gönüllü üyelik yıllık 16 YTL. Gönüllü üye olarak tanıtım, ürün satışı, stand sorumlusu, organizasyonlarda sorumluluk, bağış toplama gibi görevler alabiliyorsunuz. Mesela, LÖSEV dünyanın ilk Uluslararası Lösemili Çocuklar Haftasını her yıl Ankara'da düzenliyor. Bu etkinlikte görev alınabilir.
LÖSEV, verdiği toplumsal hizmeti yardımseverlerin desteği ile sürdürüyor. Çeşitli etkinlikler ve ürün satışı ile de kaynak bulmaya çalışıyor. Bu etkinlikler ile maddi kaynağın yanı sıra lösemi hastalığını tanıtmayı, lösemili çocukların ve ailelerinin sıkıntılarını topluma aktarmayı ve bu vesileyle toplumu bilinçlendirmeyi amaçlıyorlar.
Vakfın sitesinden bir alıntı:
24 Eylül 2000 tarihinde Türkiye’nin ilk ve tek Lösemili Çocuklar Hastanesi LÖSANTE’yi hizmete açmış olan Vakfımız; bugüne kadar 2000'i aşkın lösemili çocuk ve ailesini yaşama bağlamış, Türkiye’nin ilk LÖSEV – Lösemili Çocuklar Okulu’nu açmış,Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Pediatrik Hematoloji Servislerine destek vererek köklü çözümler yaratmayı, toplumsal ve kalıcı hizmetler vermeyi sürdürmüştür.
Bugün onlarca çalışanı, 2000'i aşkın lösemili çocuk ve aileleri, binlerce gönüllü üyesiyle kocaman bir aileyiz...
Lösev, doğal olmayan, katkı maddeli ürünlerin Lösemiye sebep olması nedeniyle bir mağaza açmış, Ispanak Doğal Ürünler Merkezi. Bu mağazada doğal ve organik olarak üretilmiş gıda ürünleri satılıyor. Bu ürünlerden satın almak da bir bağış yöntemi.
Bahar şenliklerinde çeşitli ürünlerini satmıştık kulüp olarak, ürünlerin birçoğu hasta çocukların annelerinin el emeği. Bir görevli diyorki: Tedavileri bittikten sonra bile bazı anneler gönüllü olarak gelip ürün yapımına katılıyorlar. Biliyoruz birçoğu buraya gelecek yol parasını bile zor buluyor ama yine de geliyorlar. (Gönül borcu...) Ailelere gıda yardımı yapılıyor, sadece kurban bayramında değil tüm aylarda çocuklar et yiyebilsin diye. Cafede oturken, menüden hangi et yemeğini seçelim diye zorlanırken, bazı ailelerin de ne kadar zor et bulduğunu düşünmek lazım. Lösev dergisindeki fakir ailelerin durumunu okurken duygulanmamak mümkün değil.
Bir çocuğun yıllık tedavi giderlerinin yüz bin YTL (yüz milyar) olduğu ve yaklaşık 3000 çocuğa tedavi hizmeti verdikleri düşünüldüğünde, yardımseverlerin bağışlarına ne kadar büyük ihtiyaç olduğunu anlamak güç değil. Biz elimizden geldiğince ürün satışı yaptık ve maddi bağışta bulunduk kulüp olarak. (Şenliklerde 3 gün boyunca Lösev standını açtık) Önümüzdeki dönemde de odamıza ya da kantine Lösev kumbarası koymayı düşünüyoruz. (Meltem ve Nilay'ın önerisi ile
Lösemi, tedavi edilebilen pahalı bir hastalıktır.
Diğer Makaleler...
Sayfa 1 > 3



